ABD, 2023 mali yılı bütçesi ile ilgili açıklamalarına devam ediyor. Hükümet yetkilileri, yürütülen mali politikalar ve vergi düzenlemeleri sayesinde bu yıl bütçenin 27 milyar dolar fazla verdiğini duyurdu. Bu durum, genel ekonomik koşulların iyileşmesinin yanı sıra, artan vergi gelirleri ve daha az kamu harcamasıyla da desteklendi. Ancak, bütçede elde edilen fazla, uzun vadede ABD ekonomisinin sağlığı açısından ne anlama geliyor? İşte bu sorunun yanıtını ve daha fazlasını araştırıyoruz.
ABD’de 2023 yılı boyunca, beklenenden yüksek bir vergi geliri elde edildi. Ekonomik büyümenin desteklediği istihdam artışı, birçok vatandaşın gelirinin artmasına yardımcı oldu. Özellikle, işsizlik oranının düşmesi ve işgücü piyasasındaki canlanma, hükümetin vergi gelirlerini artırdı. Bunun yanı sıra, özellikle büyük şirketlerin ve yüksek gelirli bireylerin ödeyeceği vergilerdeki artış, bütçeye olumlu katkı sağladı.
Birçok ekonomist, bu artışı yalnızca ekonomik büyümeye bağlamıyor. Hükümetin 2020’deki COVID-19 pandemisi sonrası, mali dengeyi sağlamak amacıyla aldığı önlemler ve vergi reformları da önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Bu reformların, özellikle yüksek gelir grubu üzerinde yarattığı etki, ülke genelinde vergi tabanının genişlemesine neden oldu. Bunun sonucunda, devletin kasasına giren toplam vergi gelirleri beklentileri aşarak, bütçenin fazlalığının başlıca sebeplerinden biri haline geldi.
Bütçedeki fazla, sadece gelir artışından değil, aynı zamanda kamu harcamalarındaki düşüşten de kaynaklanıyor. Pandemi sonrası harcamalara yönelik alınan sıkı önlemler, birçok sektörde tasarruf uygulamalarını beraberinde getirdi. Özellikle sosyal yardım ve yatırımlar alanında yapılan kısıtlamalar, bütçede tasarruf sağladı. Ancak bu durum, bazı eleştirilerin de yükselmesine sebep oldu. Ekonomistler ve sosyal politikalar uzmanları, bu tasarrufların uzun vadede toplumsal etkilerini sorguluyor.
Ayrıca, bütçedeki fazla, hükümetin borç yükünün hafifletilmesine de yardımcı olabilir. ABD’nin kamu borcunun yüksekliği, uzun bir süre boyunca tartışma konusu olmuştur. Ancak, 27 milyar dolarlık fazla, borcun yönetiminde bir nebze olsun rahatlama sağlayabilir. Bu da, ilerleyen yıllarda borçlanma faizlerinin daha makul seviyelere düşmesine yol açabilir. Ancak, bu süreçte dikkatli bir politika yürütülmesi gerektiği de vurgulanıyor.
Sonuç olarak, ABD’ni mali yönetiminde 2023 yılı, öngörülemeyen bir fazlalıkla kapandı. Ancak, bu durum gelecekte ne gibi sonuçlar doğuracak? Önemli olan, bu fazlalığın sürdürülebilirliği ve ayrıca sosyal dengeyi nasıl etkileyeceğidir. Hükümetin bu tutumunu sürdürebilmesi için, doğru politikaları benimsemesi ve ekonomik koşulların takip edilmesi büyük bir önem taşıyor.